Hürriyet

23 Nisan 2013 Salı

Barış Süreci Eleştirisi- Milliyetçi Hareket Partisi


 21. Yüzyılın hala etnik milliyetçilik ekseninden oy toplamaya çalışan partisi, ’’ Bizim milliyetçilik anlayışımız faşist bir milliyetçilik değil ’’ ilüzyonu ardına saklanan ‘Vuranların, ölenlerin’ partisi. Senin milliyetçiliğini tartışmak bizlere düşer mi bilmem ama görebildiğimiz kadarıyla sığ vizyonunu ve karanlık geçmişini irdelemek hakkımız, zira o karanlık geçmişim boyunca eline bulaşan kanlar bizlerindi. Vurulanlar da, ölenler de hayatından, sağlığından katı bir despotizm ve faşizm sonucu üniversitelerinden koparılanlar da bizlerdik

 Senin karanlık geçmişin hangi esinlenme stilini kullanarak Başbuğun Türkeş’in en azından teoride fena görünmeyen 9 Işık Doktrinn’ini bu kadar yozlaştırarak zaman içinde dönüştürdü bilemiyoruz. Ama 12 Eylül öncesi dönemde 1978 yılının 23 Şubat’ında 01 FE 994 plakalı Renault marka aracın içinde bulunan silahların Ülkü Ocakları Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu emriyle, Mazbut Akademisyen Devlet Bahçeli’nin aracında bulunduğunu çok iyi biliyoruz. O aracın içinde ruhsatsız silah taşımak ve siyasi terör eylemlerine girişimde bulunmak suçundan tutuklanıp, sonra devreye giren derin güçlerle serbest bırakılıverilen kişilerin 1999 seçiminde MHP milletvekili olarak ödüllendirilişlerini de biliyoruz. Tek bilmediğimiz o dönemde yakalanamayan araçlarınızdaki silahların hangi sol fraksiyonlu gencin beynini deldiği. Onu da sizler çok iyi biliyorsunuz, eminiz.

 Şimdi sormak hakkımız o silahlar ve nicesiyle, hangi Marksist, entelektüel veya görüşlerinizi paylaşmayan gençleri vurmaya cüret ettiniz ? Bizi vatan haini ilan etmeden önce elinizdeki solcu kanlarını temizleyin, sonra oturup konuşalım.

 Ey 2000 yılında idamı kaldıran yasaların altına imza atan, 2007 ise meydanlardan urgan, ip sallayıp ‘ Apo’yu niye asmadınız, ip mi yoktu’ diyenlerin partisi. Ey bu ülkede gecelik borçlanma faizini % 1500’lere çıkaranların partisi. Ey 2000 yılında çıkarılan ‘Genel Af ’ yasası ile mafya babalarını, tecavüz suçlularını, psikopat ve sosyopatları halkın arasına salanların partisi. Mesnetsiz Türk-İslam sentezini, yaratmak istediğiniz Sunni-Türk tek tipleştirme projesine indirgeyenlerin partisi. Ey kampüslerde uzun saçlı çocukları, sosyalist yayınlar okuyan gençleri dayaktan geçirme cüretini gösteren despot ‘reis’leri destekleyenlerin partisi. Bana ve milliyetçilik bağıyla bağlı olduğunuzu iddia ettiğiniz bu ülkeye bugüne kadar ne verdiniz onu söyleyin hele ? Ölmeyi ve öldürmeyi göze aldığınız bu ülke için hangi hizmeti başarıyla tamamladınız şu güne kadar ? Bayrak sallamak ve tiz ses tonlarıyla nutuk atmak dışında neyi tam anlamıyla becerdiniz ? Cumhurbaşkanlığı seçimi ve Türban serbestliği gibi konularda potansiyel muhafazakar oyları almak için gayet iyi anlaştığınız Ak Parti ile bugün kanlı bıçaklı olma sebebiniz nedir ? Kabul edin veya etmeyin son 35 yılın realitesi olan ‘Kürt ve Doğu Sorunu’ hakkında, bu ülkeye tam 300 milyar dolara mal olmuş bir konu hakkında, halkların (Şehit ailelerinin dahil) bu kadar birbirine yaklaşabildiği bir konumda en ufak ve yapıcı bir çözüm önerisine sahip misiniz ? Uludere’de 35 vatandaş devletin bombalarıyla vahşice ölürken, ‘’devlet gerekeni yapmıştır’’ deme soğukkanlılığını (kalbiniz kurusun) hangi vicdani ve ahlaki değerinizle gerçekleştirebildiniz ? Çözümü için mutabık olmaya çalıştığınız bir konuda ‘ Vur de vuralım, öl de ölelim’ jargonu dışında hangi demokratik çözüm ve vizyoner fikre sahipsiniz.

 Sayın Devlet Bahçeli, niye bu kadar sinirlisiniz ? Kürt sorunu çözülür de oy kazanacağım bir argümanın kalmaz diye mi, 40 yıllık karşılığı olmayan ‘ Ülke bölünür’ histerisi ve paranoyası yüzünden mi. Yoksa zamanında yakalanması sonucu yüzde 19 oya ulaştığınız terörist başı Abdullah Öcalan’ın bile siyasi hakimiyeti ve vizyonunun sizinkinden daha üstün   olmasından dolayı mı ?

  Bana Türkiye Ekonomisi hakkında tek kelime edin sayın başkan, bana sosyal reform projelerinizden bahsedin, bana 21. Yüzyıl kalkınma vizyonunuzdan bahsedin. Bir gün yanlışlıkla, kazara iktidara gelirseniz hangi kültürel, sosyal ve eğitim reformlarını hayata geçireceğinizden bahsedin. İşsizlik, yoksulluk, sosyal adaletsizlik gibi sorunları hangi kurmaylarınızla, hangi politikalarla nasıl çözebileceğinizden bahsedin. Bu ülke içindeki 15 milyon ve tüm Ortadoğu’daki 40 milyon Kürt vatandaşımızla nasıl mutlu ve birlikte yaşabileceğimi anlatan bir proje üretip üretemeyeceğinizden bahsedin. 2001 krizinde sayenizde batan şirketleri ve dibi gören İMKB borsasını nasıl sineye çekebildiğinizden bahsedin. Bana nasıl hem en milliyetçi ve en vatansever olduğunuzu iddia edip aynı zamanda Başbakan Yardımcısı olarak Türk tarihinin en büyük ekonomik kriziyle tüm Türkiye’yi IMF’in ‘Stand By’ antlaşmalarına mahkum ettiğinizden, Türk bankacılık sistemini nasıl iflas ettirdiğinizden bahsedin.

 Bana Türk tarihinin en büyük mafyası Abdullah Çatlı ile olan kadim ve karanlık dostluğunuzdan bahsedin sayın başkan. Bana sürekli dile getirdiğiniz tehditkar ‘’ Çok sıkışırsak adamlarımızı sokağa salarız’’ düsturunuzdan bahsedin Sayın Bahçeli, bu halkı değişen ve dönüşen sosyal olgulara rağmen neden katı ve faşizan milliyetçi söylemlerle galeyana getirdiğinizden bahsedin.

 Ama sakın, sakın bana ‘ Vurmaktan, Ölmekten’ bahsetmeyin. Müritleriniz sizi ‘Vur de vuralım, Öl de ölelim ‘ şeklinde gaza getirdiğinde o eylemlerin de zamanının geleceğinden bahsetmeyin. Çünkü çok çok iyi biliyorsunuz ki o karanlık dönemlerin zamanı çoktan geçti ve bir daha gelemeyecek. Bunu elinizdeki solcu kanlarının donukluğundan ve farklı olmaya çalıştıkları için yıllarca hışmınıza, despotluğunuza uğrayan entelektüellerin kalbindeki sızıdan çok rahat bir şekilde anlayabilirsiniz.

Bana vurmaktan, ölmekten, öldürmekten, meydanlardan ip atarak birilerini asmaktan, ‘Ölürüm Türkiyem’ esanslı özü buharlaşmış mesnetsiz inançlarınızdan bahsetmeyin  Sayın   Başkan.

 Bana tüm kadronuz, geçmişiniz ve kurmaylarınızla ne olur artık bir kez olsun yaşamaktan   bahsedin.

 Bu toprak parçasında kardeşçe ve barış içinde yaşamaktan ! 





Sevgiler, 
Nevzat Onur Çapalov

Hiç yorum yok: