Hürriyet

19 Aralık 2013 Perşembe

Büyük Patlama II

-          80 milyar dolarlık rüşvet skandalı iddiası teknik olarak doğru mantıksal açıdansa yanlıştır. Bu büyüklükte bir rüşveti alabilecek veya verebilecek bir güç bırakın Türkiye’yi dünyanın finans devi ekonomilerinde bile zor bulunur. Bu bir devletler arası ilişki ağının sonucu olarak ortaya çıkmış bir olgudur. Bu devlet trafiğini yöneten kişi ve bu ilişkiyi kuran bankaya bir operasyon düzenlenmiştir. Bu işin büyük tablosudur, küçük tabloda ise elbette rüşvet vardır. Devletler arası ilişki işin merkezi , kişisel rüşvet olayları işin kenarı, köşesidir.

-          Böyle bir operasyon ne salt cemaatle ne de  salt yerel başka bir güçle açıklanabilir. Hem teknik açıdan hem de sistemin gizliliği açısından bu çapta bir kriminal operasyon ancak yurtdışı destekli olabilir. Cemaatin de diğer faktörlerin de boyunu epeyce aşar. Unutmamalıyız, Ortadoğu’nun tüm dengelerini değiştirebilecek çapta genişlikle ve ülkemizde kurulduğundan beri görülmemiş bir güçle bu operasyon yürüyor.

-          Ak Parti’nin ülke içi yaptığı yanlışları saymaya gerek yok tekrar. Yurtdışında yaptığı yanlış ise şuydu ; şartlar henüz sağlanmadan kendini lider ülke ilan etti. Varolan Jeopolitiğe uygun davranmadı. Yapmak istediği ile kapasitesi arasında büyük bir uçurum varken dış politika, enerji, finans gibi konularda emperyal bir güçmüş gibi davranmaya başladı. Bu 80 yıllık bürokrasi geçmişimize de devlet kültürümüze de uygun bir yapı değildi. Kendi eğittiği Neo-Osmanlı’cı anlayıştaki, çok iyi derecede Arapça bilen, dini tandanslarla hareket eden yeni bürokratik kitle reel politikten gitgide uzaklaştı. Bu başa örülen çorapların bir nedeni de bu.

-         Aynı çorap zamanında reel-jeopolitikten uzaklaşan orduya veya bazı sivil toplum kuruluşlarına nasıl örülerek uygulandıysa daha da profesyonel bir şekilde hükümete uygulanıyor. 3 gün geçti ama hala tatmin edici bir açıklama gelmedi Türkiye’nin en güçlü organı olan hükümetten. Sanırım gerçekten çok şaşkınlar ve daha da ötesi işin ucu daha çok derin noktalara uzayacak.

-    Kısacası bu bir hükümet indirme operasyonudur, eş zamanlı seks kasedi olayları, bunca belgenin sızması olayı da bunu kanıtlar niteliktedir.(Şu seks kasedi olayı dünyadaki en kötü, berbat bel altı vuruştur, elinize geçerse yok edin, sosyal medyada görürseniz silin yok edin. Hepimiz doluyuz, bıkkınız falan bu hükümetin haksızlıklarına karşı ama böyle iğrenç başka bişey olamaz. Eğer bu görüntüler bir aldatma olayı ise eşini ve o kişiyi bağlar, bize ne ?)

-   Bundan sonra sızacak belgelerin daha da sarsıcı olabileceğini düşünüyorum. Yeterince sarsılmadık mı diyenlere şunu söyleyebilirim ; Hrant Dink cinayet Dosyası, Reyhanlı Patlaması belgeleri, Açılım Süreci Antlaşma ve Belgeleri, Suriye’deki Terör örgütlerine silah yardımı belgeleri, Mısır’da İhvan ve Müslüman Kardeşlere yardım belgeleri …. Yani henüz yeterince sarsılmadık..

-     İktidarın son onbir yıldaki 5. Büyük travması. (Darbe planlarını saymazsak) İlki 27 Nisan Muhtırası, İkincisi Kapatma Davası, Üçüncüsü Hakan Fidan olayı, dördüncüsü Gezi Parkı olayları ve en güçlüsü 17 Aralık Rüşvet Olayları. İlk üçünden güçlenerek çıkan iktidarın bu kez güçlenerek çıkma ihtimali kalmadı. Ama unutmayalım ki hala ülke üzerinde hegemonik bir gücü var iktidarın. Yaralanarak çıksa bile çok saldırgan olacağı aşikar, eğer bu savaştan yıkılmadan çıkarsa(Bence hala ihtimal var.)

-         Cüneyt Zapsu 2006 yılında Başbakan  için söylediği, ‘’Deliğe süpürmeyin, kullanın’’ lafı ABD tarafından fazlasıyla dikkate alınmıştır. Başbakan kullanılmıştır, suyu pestili çıkarılmıştır. Bu sırada ülkenin de suyu sıkılmıştır, hepimiz acı çekmişizdir, sosyal psikolojimiz bozulmuştur. Ve artık başbakanın kullanılacak bir yanı kalmamıştır dahası ABD’den aldığını zannetiği güç kendisini tek başına kararlar almaya, enerji antlaşmaları imzalamaya, ‘Cihan-Şumül Sunni Osmanlı’yı uyandırmak gibi fantezilere kaydırmıştır, dolayısıyla kurulu sistem de kendisinin ayağını kaydırmaya çalışmaktadır.

-    Konjenktürün ve Jeopolitiğin bu duruma gelmesinde İran, Suriye, Mısır gelişmeleri de çok önemlidir. Sanıyorum ABD de Erdoğan’a Suriye konusunda başlangıçta güvendi fakat Esad’ın sıra dışı direnişi tüm planları bozdu ve pragmatik-fırsatçı ABD yeni bir paradigmayı devreye soktu ve bu yeni sistemde marjinal İslam ögelerine rağbet eden Erdoğan’a yer yok.

-       AKP de karşı hamleler yapacaktır. CHP belediyelerine, emniyete, Mit’e(Son süreçte AKP açısından sınıfta kalmıştır çok güvendiği MİT ve Fidan) baskınlar ve tasfiye hamleleri sözkonusu olacaktır ama toplum algısı kırıldı. Ekonomide de işler bozuluyor, Amerikan Merkez Bankası kararları, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerdeki borç döngüsü ve yapısal ekonomik sorunlar zaten vardı. Bir de bunlara Rüşvet İddiası içeren bir Devlet Bankası, kırılgan bir kur ve BİST 100 eklendi. Dolayısıyla her yandan sıkışmış bir durum söz konusu iktidar için. Ama mutlaka sert bir karşı hamle gelecektir bugün yarın..(Emniyete gelen darbeler soruşturmayı çok etkilemez diye düşünüyorum çünkü bunun olabileceğini bu profesyonel işi yapanlar önceden elbette öngörmüşlerdir)

-     Son olarak tüm bu süreçte tarafsız olan (Ben de tarafsız olduğumu düşünüyorum. Rüşvet, karanlık, pislik ne varsa açıklansın ama bu iş temiz bir operasyon değil. AKP yıkılsa dahi yerine çok düzgün temiz bir sistem kurulamaz, mümkün değil) liberal, solcu milliyetçi her ne saftan olursa olsun insanlar da içten içe AKP’ye öfke duyuyor ve bu büyük küresel olayı görseler bile saldırgan bir AKP yerine daha ılımlı yeni paradigmayı benimsiyorlar..Bunun nedeni de açık ; Gezide insanları öldürürsen, Balyoz’la Ergenekon’la haklı haksız herkesi içeri tıkarsan, Hrant olayının üstüne gitmezsen, Şivan Perver ve Barzani ile halay çekersen , bu ülkenin kurucu iradesine ‘İki Ayyaş’ dersen, 11 yılda tüm muhalif insanların tepkisini toplarsın. Ve biriktirdikleri öfke ile bu zor gününde hiç kimseyi yanında bulamazsın, hatta aynı secdeye baş koyduğun yol arkadaşlarını bile.

-       Son olarak umarım bu iki kutuplu 100 yıllık çekişmenin ayyuka çıktığı şu günlerde tüm ülke olarak eriyip gitmeyiz..


 Kolay gelsin usta, işin bu kez gerçekten zor






Sevgiler, rüşvetsiz temiz günler..
Nevzat..